İçeriğe geç

That ve this farkı ne ?

That ve This Farkı Nedir? Edebiyatın Yakınlık ve Uzaklık Dili Üzerinden Bir Okuma

Sevgili takipçiler, Goldsgym olarak That ve this farkı ne hakkında kısa ama kapsamlı bir rehber hazırladık.

Bir kelime bazen yalnızca bir şeyi göstermez; ona karşı nerede durduğumuzu da anlatır. Bir romanın karakteri “bu ev” dediğinde başka, “şu ev” dediğinde başka bir duygusal mesafe kurar. Bir şiirde “that” ile işaret edilen geçmiş, yalnızca geçmiş değildir; anlatıcının artık dokunamadığı, belki de yüzleşmekten kaçındığı bir dünyanın simgesine dönüşebilir. Dilin gücü tam da burada ortaya çıkar: Küçük görünen sözcükler, büyük anlatıların yönünü değiştirebilir.

İngilizcede that ve this farkı, gündelik iletişimde basit bir dilbilgisi konusu gibi görünse de edebî açıdan düşünüldüğünde yakınlık, uzaklık, hatırlama, yabancılaşma ve aidiyet gibi güçlü temalara açılır. “This” çoğunlukla konuşana ya da anlatılan ana yakın olanı; “that” ise daha uzakta bulunanı işaret eder. Fakat edebiyat, bu fiziksel mesafeyi psikolojik ve sembolik bir mesafeye dönüştürme konusunda son derece yaratıcıdır.

“This” ve “That”: Sadece İşaret Değil, Bir Bakış Açısı

Temel düzeyde düşünürsek:

– This: yakın olanı gösterir. “This book” → “bu kitap”

– That: uzakta olanı gösterir. “That book” → “şu/o kitap”

Çoğulları da sırasıyla these ve those biçimindedir.

Ancak anlatı içinde “yakınlık” yalnızca fiziksel değildir. Bir karakter, yıllar önce yaşadığı bir olayı anlatırken “this memory” diyorsa o anı zihinsel olarak hâlâ çok yakında tutuyor olabilir. “That memory” dediğinde ise aynı anıya karşı mesafe koyuyor, onu kendisinden uzaklaştırıyor olabilir.

Burada dilbilgisi, psikolojinin anlatım aracına dönüşür.

Yakınlık: “This” ile Şimdinin İçine Girmek

“This” sözcüğünde güçlü bir mevcudiyet hissi vardır. “This house”, “this moment”, “this pain” gibi ifadeler, anlatılan şeyi okurun önüne getirir.

Örneğin bir karakterin “I remember this night” demesi, yalnızca “Bu geceyi hatırlıyorum” anlamını taşımaz. Edebî bağlama göre gece hâlâ karakterin zihninde canlıdır. Geçmiş, şimdinin içine sızmıştır.

Bu noktada iç monolog, bilinç akışı ve anı anlatısı gibi anlatı teknikleri “this” kullanımını daha anlamlı hâle getirebilir. Sözcük, karakterin zihinsel yakınlığını görünür kılar.

Bu, bazen yalnızca bir nesneyi değil, anlatıcının hâlâ taşıdığı bir duyguyu gösterir.

Uzaklık: “That” ile Hafızanın Ötesine Bakmak

“That” ise anlatıda mesafe yaratmaya daha yatkındır. “That house” fiziksel olarak uzaktaki bir evi gösterebilir. Fakat edebiyat söz konusu olduğunda bu ev artık terk edilmiş bir çocukluğun, kaybedilmiş bir ilişkinin veya geri dönülemeyen bir geçmişin sembolü olabilir.

Burada that, yalnızca “o” değildir; “artık bana ait olmayan” anlamına da yaklaşabilir.

Bir karakterin “That was the happiest day of my life” demesi özellikle dikkat çekicidir. “O, hayatımın en mutlu günüydü” cümlesindeki “that”, geçmişte kalan bir mutluluğu işaret eder. Mutluluk vardır ama artık karakterin elinde değildir.

Bu nedenle that ve this farkı, edebî metinlerde zaman duygusuyla da kesişir.

Edebiyatta Zaman, Hafıza ve Mesafe

Edebiyat çoğu zaman geçmiş ile şimdi arasındaki sınırları kaldırır. Marcel Proust’un hafızayı duyusal çağrışımlarla yeniden kuran yaklaşımından modern romanın parçalı zaman anlayışına kadar pek çok anlatıda geçmiş, yalnızca geride bırakılmış bir dönem değildir.

Bir anlatıcı “this childhood” dediğinde çocukluk zihinsel olarak hâlâ bugünün parçası olabilir. “That childhood” ise geçmişe dışarıdan bakmanın, hatta o geçmişteki benlikle arasına mesafe koymanın göstergesine dönüşebilir.

Bu durum anlatıcı güvenilirliği açısından da önemlidir. Anlatıcının seçtiği işaret zamirleri, onun olaylarla kurduğu ilişkiyi ele verebilir. Söyledikleri kadar söyleme biçimi de önemlidir.

Metinler Arası İlişkiler: Bir Kelimenin Yankısı

Edebiyat kuramında metinlerarasılık, bir metnin başka metinlerle kurduğu görünür veya örtük ilişkileri inceler. “This” ve “that” gibi küçük kelimeler bile bu ilişkiler içinde farklı anlam katmanları kazanabilir.

Bir romanda eski bir şiire gönderme yapılırken “that poem” denmesi, yalnızca şiirin geçmişte kalmış olduğunu göstermekle kalmayabilir. Karakterin o şiirle ilişkisini de belirleyebilir: Hayranlık, yabancılaşma, özlem veya reddediş.

Benzer şekilde bir karakterin “this story” demesi, anlatının hâlâ kurulmakta olduğunu hissettirebilir. “That story” ise anlatılmış, tamamlanmış ve belki de artık sorgulanması gereken bir hikâyeyi çağrıştırabilir.

Böylece işaret zamirleri, metnin kendi kendisi üzerine düşünmesini sağlayan küçük araçlara dönüşür.

Karakterlerin “Bu” ve “O” Dünyaları

Karakter çözümlemesinde “this” ve “that” seçimi özellikle ilginçtir. Çünkü karakterler dünyayı aynı mesafeden algılamaz.

Bir göçmenin “this city” demesi, yaşadığı şehre aidiyet geliştirdiğini gösterebilir. Başka bir karakter aynı yer için “that city” diyerek yabancılığını sürdürebilir.

Bir aşk romanında “this man” ifadesi sevilen kişinin anlatıcının dünyasında ne kadar canlı olduğunu gösterebilirken “that man” küçümseme, kırgınlık veya duygusal kopuş taşıyabilir.

Burada semboller devreye girer. Şehir, ev, kapı, mektup veya fotoğraf gibi nesneler fiziksel uzaklığın ötesinde duygusal anlamlar kazanır.

“This” Bir Yakınlık Sembolü Olabilir

“This home” yalnızca “bu ev” değildir. Güven, aidiyet ve korunma duygusunu taşıyabilir.

“That” Bir Kayıp Sembolüne Dönüşebilir

“That home” ise artık geride bırakılmış, hatırlanan veya özlenen bir yuvanın göstergesi olabilir.

That ve This Farkını Öğrenirken Edebiyatı Yeniden Düşünmek

Dil öğrenirken that ve this farkı çoğunlukla “yakın” ve “uzak” şeklinde öğretilir. Bu doğru ama eksiktir. Edebiyat bize dilin yalnızca nesneler arasındaki mesafeyi değil, insanlar ile hatıralar, karakterler ile mekânlar, geçmiş ile bugün arasındaki mesafeyi de anlatabildiğini gösterir.

Kelimenin gücü bazen uzun cümlelerde değil, tek bir zamirde saklıdır. “This” bizi hikâyenin içine çağırabilir; “that” ise geride bıraktığımız bir dünyaya dönüp bakmamızı sağlayabilir.

Belki de edebiyatın dönüştürücü etkisi tam olarak burada başlar: Bildiğimizi sandığımız kelimeleri yeniden görmemizi sağlamakta.

Bir metinde “this” ile işaret edilen şey size ne kadar yakın geliyor? “That” sözcüğü sizde daha çok uzaklık mı, yoksa özlem mi uyandırıyor? Hatırladığınız bir ev, bir insan, bir yaz günü ya da bir kitap için “bu” ile “o” arasında seçim yapsaydınız hangisini kullanırdınız?

Çünkü bazen insanın geçmişi de bir zamir gibidir: Kimi anılar hâlâ “this”, kimileri ise çoktan “that” olmuştur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort betexper giriş grand opera bet giriş ilbet yeni giriş ilbetmobil.com betexper bahis betexper grandoperabet ilbet yeni giriş
https://rosmedforum.com https://btibbimedikal.com.tr https://megaplan.com.tr Sitemap