Tazmanya Kaplanı Yaşıyor Mu? (Ve Hâlâ Ne Kadar Eğlenceli Olabilir?)
Herkese merhaba! İzmir’de yaşayan, biraz esprili ama bir o kadar da fazla düşünen bir genç olarak, son zamanlarda kafamı kurcalayan bir soru var: Tazmanya Kaplanı yaşıyor mu? Evet, tam olarak o yıkıcı, her şeyi ağzına atıp dönen, deli gibi dönen Tazmanya Kaplanı. Ama bu sorunun cevabını düşünürken, bir yandan da hayatımda olan komik anekdotlar aklıma geliyor. Hadi gelin, bu ikisini birleştirip eğlenceli bir yazı çıkaralım!
Tazmanya Kaplanı: Çizgi Film Karakteri mi, Gerçekten Var mı?
İçimdeki esprili insan devreye giriyor: Tazmanya Kaplanı, bir zamanlar çocukken TV’de izlediğimiz o deli karakter değil mi? Onun her şeyin içine daldığı, nehre düşüp, kayalıklara çarpıp, en sonunda hâlâ bir şekilde geri dönebildiği o baş döndüren hız, gerçekten de unutulmaz! Ama… Peki, gerçekten böyle bir hayvan var mı? Gerçekten var mı?
Bunu bir an kendimden bile şüphe duydum: “Belki de o kadar çok çizgi film izledim ki gerçek ile hayal arasındaki sınırları kaybettim.”
Şimdi, gerçekçi olmak gerekirse, Tazmanya Kaplanı diye bilinen şey aslında bir zamanlar Tazmanya Adası’nda yaşayan ve “Taz” ismiyle ünlü bir marsupial, yani keseli bir hayvandı. Bu hayvan, 1930’larda tükenmişti, yani aslında Tazmanya Kaplanı’nın bir canlı olarak yaşamını sürdürebilmesi mümkün değil. Ne yazık ki, o deli karakteri gerçek hayatta görmek, en azından şu an için imkansız. Bu arada, “tükenmiş” kelimesi beni her zaman üzmüştür, çünkü ben de bazen her şeyin tükenmesi gerektiğini düşünen biri oldum. Yani, biraz fazla düşündüm tabii.
Dış ses: “Sürekli hayvanları neden düşünüyorsun? Bugün kahvaltı neydi?”
Evet, ama bunlar önemli sorular! Gündelik yaşamın karmaşasında Tazmanya Kaplanı gibi bir şeyin olmaması, hayal dünyasında bir boşluk bırakıyor. Bazen kendi yaşamımda da hızlı dönen bir Taz gibi hissediyorum, her şeyin içinde kayboluyorum ama sonuçta hiçbir yere varamıyorum.
Tazmanya Kaplanı ve Gündelik Hayat: Birlikte Dönseydik Ne Olurdu?
Şimdi biraz günlük yaşantıma dönelim. İzmir’de yaşıyorum, bir gün arkadaşlarımla kafede oturuyorduk. Tam o sırada garsona sipariş verirken birden aklıma Tazmanya Kaplanı geldi. Arkadaşlarım bana bakarken, “Ne oldu, bir anda ne düşündün?” dediler. Ben de başladım anlatmaya:
“Ya, düşünsenize Tazmanya Kaplanı gerçekten yaşıyor olsa… Bak, şu an ne kadar eğlenceli olurdu! Burası İzmir, her yer hareketli. Taz geldi, kafede bir yerleri yıkmaya başlasa, tam karşımızdaki çayı devirse, o zaman işte o zaman anlamlı bir şeyler olurdu!”
Herkes durdu ve “O zaman nereye kaçacağımızı bilmez hale gelirdik” diye espri yaptılar. Ama ben hâlâ düşünüyordum: Tazmanya Kaplanı gerçekten bir şeyleri devirdiğinde, bu kadar heyecan verici bir şey olmalıydı! O hızlı hareketleri, rastgele davranışları… Hadi ama, günümüz dünyasında buna kimse izin vermezdi! Kimse bir kafe işletmeni çılgınca tahrip eden bir Taz’ı hoş karşılamazdı, değil mi?
İçimdeki insan tarafım: “Aman tanrım, her şeyim karışacak… Ben burada düşlüyorum ama onlar ciddi bir iş yapıyor!”
Ama Tazmanya Kaplanı’nın eğlencesi işte burada başlıyor. Gerçek dünyada böyle biri olsaydı, biraz deli olurdu, kabul. Ama bazen gerçekten de delilik, gerçek hayatta eksik oluyor. Çizgi filmde gördüğümüz karakterler, sıradan hayatımıza biraz çılgınlık katıyordu, değil mi?
Tazmanya Kaplanı Yaşıyor Mu? Sonuçta Biraz Ciddi Olalım
Sonuçta Tazmanya Kaplanı gerçekten de yok. Ama belki biraz da bu yüzden hayal gücümüzde yaşamaya devam ediyor. Gerçekten bir Taz olmasak da, bu karakterin özlediğimiz o deli, özgür ruhunu hep içimizde taşırız. Kendi hayatımızda bazen her şeyi hızlıca, çevremizdeki her şeyi silip süpürerek, çılgınca hareket etmek isteriz. Bir yandan da ne olursa olsun, sorumluluklarımızı da yerine getirmek zorundayız, değil mi?
Şu an düşündüğümde, belki Taz olmanın, hayatta olmak istediğimiz şekil değil, ama düşündüğümüzde “iyi ki Taz’ı yalnızca çizgi filmde izliyoruz” diye de düşünebiliriz. Çünkü gerçek hayatta, Taz kadar başıboş olmak pek de eğlenceli olmayabilir.
İçimdeki esprili insan ve gerçekçi tarafım biraz karşı karşıya geliyor, ama sanırım bir noktada buluşuyorlar: Tazmanya Kaplanı, bizi eğlendiren bir hayvan, ama belki de gerçekten ona hiç sahip olmamamız gerektiği için hayatımıza eğlence katabiliyor.
Son olarak: “Tazmanya Kaplanı yaşasa bile, herhalde İzmir’de o kadar yıkıcı olamazdı. Sonuçta biz burada daha çok kafelerde, sahilde dolaşıyoruz ve Taz’ı izlemek daha keyifli.”